İK’da Pusula: Veri, Soru ve İçgörü

İK’da Pusula: Veri, Soru ve İçgörü
  • 13.12.2025

İK’da Pusula: Veri, Soru ve İçgörü

Veri odaklılık, “çok veri” demek değildir. Doğru soru demektir. Yanlış soru sorarsanız; en iyi dashboard bile sizi yanlış yöne götürür. Bu yüzden veriyle çalışmanın ilk adımı teknoloji değil, soru tasarımıdır.

İnsan analitiği; işe alım, bağlılık, performans, öğrenme, ücret, devir gibi alanlarda “neden”e yaklaşma işidir. Ama sadece raporlama yaparsanız, geçmişi süslersiniz. Analitik, geleceği yönetmek için kurulur:

  • Hangi ekiplerde yıpranma artıyor?

  • Hangi yöneticilik davranışı performansı yükseltiyor?

  • Hangi rol/pozisyonlar kurumsal DNA için kritik?

  • Yeteneği elde tutan şey ücret mi, anlam mı, gelişim mi?

İşin kritik noktası şu: İK verisi tek başına konuşmaz. Operasyon, finans ve müşteri sonuçlarıyla bağlanınca anlam kazanır. Bu bağ kurulduğunda İK “destek” olmaktan çıkar, stratejik yön tayin eder. Kurumun karar alma refleksi hızlanır; sezgi küçülür, isabet büyür.

Sonuç: Veri, kurum için bir rapor değil; bir pusuladır. Ama pusulayı çalıştıran şey, doğru sorudur.